TÜRK HALK EDEBİYATI


Türk Halk edebiyatının geçmişi İslamiyet öncesi döneme kadar uzanır. İslamiyetin kabul edilişinden sonra , şehirleşmenin de etkisiyle eğitimli sınıfın ve halk sınıfının ortaya koyduğu edebiyat , zamanla birbirinden farklılık göstermeye başladı. Eğitimli sınıf yoğun bir dini eğitimden geçtiği için İslami öğeler daha fazlaydı.

Aynı zamanda Arapça ve Farsça kelimeler daha fazla görülüyordu.

Bu eğitimli ve varlıklı sınıfın ortaya koyduğu edebiyata Divan Edebiyatı adı verildi. Bunun yanında halk arasında icra edilen edebiyat ta , İslamiyet sonrasından günümüze kadar aralıksız devam etti.

Halkın ortaya koyduğu edebiyata da Halk Edebiyatı adı verildi.Yüzyıllar boyunca Türk edebiyatı bu iki koldan devam etti. İslamiyet sonrası ise Türk Halk Edebiyatı üç koldan ilerlemiştir.

1).Aşık edebiyatı ; Aşık,Ozan denilen Şairler saz eşliğinde şiirlerini söylerlerdi.

2).Tekke edebiyatı ; Türkler Anadolu ya geldikten sonra Tekke adı verilen kurumlar yaygınlaşmıştır. Daha çok insanlara dini sevdirmek amacıyla , İlahi , Nefes ve Devriye gibi türleri olan şiirler yazılmıştır.

3).Söyleyeni belli olmayan yani , Ağıt, Ninni ve Türkü gibi eserlerdir.


Türkler Anadolu ya geldikten sonra , halk şiiri hızla gelişmiştir. Karacaoğlan , Dadaloğlu , Köroğlu , Aşık Ömer , Gevheri , Dertli , Aşık Şenlik , Reyhani ve Aşık Veysel gibi bir çok Şair ve Ozan bu gelenek içerisindedir.

Tekke edebiyatı içerisinde ise , Yunus Emre , Hacı Bektaş-ı Veli , Kaygusuz Abdal , Pir Sultan Abdal , Hacı Bayram-ı Veli , Aziz Mahmut Hüdai , Niyazi-i Misri ve Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi Şair ve Ozanlar yetişmiştir.


Alıntılar Rıza Süreyya ' nın "Anadolu Ozanı Karacaoğlan" kitabından alınmıştır.

791 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör