Felsefe , İbn-i Rüşd

Batı dünyasında Averroes adıyla bi­linen İbn-i Rüşd , Kelam, Fıkıh, Edebiyat ve Tıp öğre­nimi gördükten sonra bir süre Kadılık yaptı ama bu meslekte uzun süre kal­mayıp Felsefeyle uğraşmaya başladı. Farabî, İbn-i Sina, Gazzalî gibi büyük İslam Bilginlerinin yapıtlarını, Anado­lu’da yetişmiş Eski Yunan Felsefecilerinin yazılarını inceledi. Asistoteles ile Yeni Eflatuncuların görüşlerini be­nimsedi.

İbn-i Rüşd, , Felse­feyle ilgili bütün konuları akıl ilkeleriyle açıklıyordu. Aristoteles’in Felse­fesini Yeni Eflatuncu görüşlerle ele alıyor, Fizik Mantık, Ahlak, Metafizik gibi konuların bilimsel açıdan değerlen­dirilmesi için Bilimin gerekli olduğunu ileri sürü­yordu.

İb-n Rüşd Felsefesinde önemli bir konu Bilginin kaynağının Akıl olduğudur. Aklın kurallarına ters düşmediği ölçüde Bilgi vardır. Akıl yürütmeye ve kanıtlamaya özel bir ilgi gösteren İbn-i Rüşde'e göre , Mantık insanın gerçek Bilgiye ulaşmasına yardımcı olur.

681 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör