3 MAYIS TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ GÜNÜ KUTLU OLSUN


Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Hendek İlçe Başkanı Sıtkı Yaz


Babası SASKİ'den emekli 3 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak 1979 yılında Hendek İlçesi Başpınar Mahallesinde doğdu. Eğitimini tamamladıktan sonra 12 yıl İstanbul'da çalıştı. Daha sonra memleketine dönerek burada ticaret hayatına başlayan Sıtkı Yaz evli bir çocuk sahibidir.

Ziya Gökalp'in "Vatan ne Türkiye dir Türklere, ne Türkistan Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan" sözü ile birlikte Türk Milliyetçiliğinin ilk fikir babası olarak , Mustafa Kemal Atatürk ve Alparslan Türkeş'in de Ziya Gökalp'i gösterdiğinin altını çizen Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Hendek İlçe Başkanı Sıtkı Yaz sözlerine , Mustafa kemal Atatürk 'ün "Benim bedenimin sahibi Ali Rıza Efendi ,hislerimin Namık Kemal , fikirlerimin Ziya Gökalp' dir"sözü ile devam etti.

Başkan Sıtkı Yaz , Türk Milliyetçiliğinin tanımını ; Mustafa Kemal Atatürk 'ün "Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk’ün varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek." sözü ile Alparslan Türkeş'in "Türk milletinden olmak, Türk milletini sevmek ve Türk devletine sadakatle hizmet aşkı taşımak, vatan bağlılık duygusu içinde bulunmak ve Türk milletinin yükselmesi için elinden gelen her fedakarlığı yapmak ve çalışmak duygusu ve şuurudur. Bu duygu ve şuuru taşıyan herkes Türk’tür. Kalbinde yabancı başka bir milletin özlemini, özentisini taşımayan, kendisini Türk hisseden, Türklüğü benimseyen ve Türk milletine, Türk devletine hizmet aşkı taşıyan herkes Türk’tür” sözleri ile birlikte bu şekilde açıklamaktadır.

Türk Milliyetçiliğinin birlikteliğinin sağlanabilmesini de , Alparslan Türkeş'in " Dilde , Fikirde ve İşte birlik" olarak belirttiğinin önemine değinen Başkan Sıtkı Yaz , bu birlikteliğin oluşabilmesini de , yine Alparslan Türkeş'in " Ankara'da basılan bir gazetenin Doğu Türkistan 'da okunup anlaşılabilmesidir" şeklinde sözleri ile ifade etmiştir.

Alparslan Türkeş’in milliyetçilik anlayışının temelinde, Türk milletine karşı beslenen derin sevginin yatmakta olduğunu ifade eden Başkan Sıtkı Yaz Alparslan Türkeş 'in "Bizim milliyetçiliğimiz, Türk milletine karşı duyulan derin ve köklü bir sevgi ve Türk milletinin içinde bulunduğu müşkül durumdan bir an önce en modern, en ilmi metotlarla çıkarılarak en kısa yoldan modern uygarlığın en ön safına geçirilmesini sağlama duygusundan kuvvet alır” şeklindeki sözünü söyledikten sonra Alparslan Türkeş’in ortaya koyduğu Türk Milliyetçiliği anlayışında, başka milletlere karşı kin ve nefrete, gareze, öfkeye yer olmadığını , Türk milletine duyulan derin sevginin esas olduğunu belirtmiştir.

Başkan Sıkı Yaz , Alparslan Türkeş’in milliyetçilik anlayışı ile “Türkçülük” kavramının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, Alparslan Türkeş'in “Milliyetçiyiz, Türkçüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk milletidir. Türkçülük Türk milletinin hayatının her safhasında yapacağı her şeyin Türk ruhuna, Türk geleneğine uygun olması ve Türk’e yararlı olması amacının, fikrinin ön planda tutulmasıdır.” sözü ile bunu bu şekilde belirttiğini ifade etmektedir.

Alparslan Türkeş'in “Bizim ülkücülüğümüz, daima gerçekçi olmayı ve girişilecek faaliyetlerde Türkiye’yi “hiçbir zaman tehlikelere, risklere, maceralara sürüklemeyecek bir yol üzerinde bulunmayı esas kabul eder.” sözü ile , Alparslan Türkeş’teki bu yüksek manevi anlayışın , Ülkücülüğü doğurduğunu belirten Başkan Sıtkı Yaz , Türk Muhitini en kısa yoldan, en kısa zamanda modern uygarlığın en üst seviyesine çıkarma, mutlu, müreffeh, bağımsız, hür ve kendi haklarına sahip bir hayata kavuşturma ideali Alparslan Türkeş’in ülküsünü oluşturmaktadır. Alparslan Türkeş’e göre Türk milletinin “kutlu güç kaynaklarının” başında İslamiyet, milliyetçilik ve Türkçülük gelmektedir. Ayrıca birlik, beraberlik, iç barış ülküsü, cihan devleti kurabilme özellik ve kabiliyeti de Türk milletinin temel özellikleri arasında yer almaktadır şeklinde de açıklamalarına bu şekilde devam etmiştir.

Başkan Sıtkı Yaz ; Alparslan Türkeş , ülküsünü, idealini, sevdasını, aşkını bilim adamları, aydınlar ve gençlerle paylaşmıştır. Özellikle de gençlere hitab ederken Bilge Kağan gibi; “Ey Türk! Titre ve kendine dön” diye kükremiş ve bu dönüş iki bine iki kala en yüksek temposuna ulaşmıştır. Gençleri, aydınlan sevdasına ortak olmaya, yeni ufuklara çağıran Alparslan Türkeş'in , Ülküsünü Bilge Kağan’dan, Kür-Şad’ın izinde Anadolu’ya kazıdığını ifade ederek aşağıda ki şekilde Alparslan Türkeş'in sözleri ile açıklamaktadır;

“Ben Türk milletini: Sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye, Rüşvet, hile ile çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenlerine, Ahlaktan mahrum bir hürriyete, Tefeciliğe, karaborsaya yer veren bir ekonomiye çağırmıyorum. Türklük gurur ve şuuruna, İslam ahlak ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısaca hak yolu, hakikat yolu, Allah yoluna çağırıyorum. Modern medeniyetin en ön safına geçmek üzere çağlar üzerinden sıçramaya çağırıyorum. Hareketin adını isteyenlere açıkça ilan ediyorum: Yeniden maneviyata dönüş… Türk aydınları, Türk gençliği, buluşma yerimiz Büyük Türkiye’dir.”

Alparslan Türkeş’in felsefesini ve Türkiye için idealize ettiği düşünceler sistemini en iyi anlatan düşünce sisteminin "9 Işık" doktrini çerçevesinde toplandığını ifade eden Başkan Sıtkı Yaz , Türkiye’de sosyal adaleti ve Türk milletinin toplum olarak büyük bir hızla kalkınmasını sağlayacak yüzde yüz yerli ve milli bir doktrin olması gerektiğini vurgulayan Alparslan Türkeş 'in , bu doktrinin ruhunu “Her şey Türk milleti için, Türk’e doğru ve Türk’e göre” ilkelerine dayandırdığını belirtmektedir.

Alparslan Türkeş'in 9 Işığını ; Milliyetçilik , Ülkücülük ,Ahlakçılık ,İlimcilik,Toplumculuk ,Köycülük ,Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik, Gelişmecilik, Endüstri ve Teknikçilik olarak açıklayan Başkan Sıtkı Yaz "3 MayısTürk Milliyetçiliği Günü" kutlu olsun dilekleriyle bu konuda ki sözlerini de bu şekilde tamamlamıştır.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Hendek İlçe Başkanlığı


Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Hendek İlçe Başkanlığı 'nın 1989 yılında kurulduğunu ve o günden bu yana da aralıksız olarak faaliyetlerine devam etmekte olduğunu ifade eden Başkan Sıtkı Yaz açıklamalarına " Ülkü ocağımız sabah saat 10.00 da açılmakta ve akşam 21.00 ' de kapanmaktadır. Ülkü Ocağımızda her hafta pazar günü 2 saat olarak Eğitim ve Seminerler ile birlikte İlkyardım,Müzik aletleri öğrenme , Dini eğitim , Tarih , Robotik Kodlama,Güncel siyaset ve İdeolojik (Ülkücülük) gibi kurslar da yapılmaktadır. Kurslarda görevli öğretmenlerimiz, devlet kademelerinde ve okullarda görev yapan kişilerdir. Perşembe akşamları da akşam ile yatsı arası Kuran-ı Kerim okunmaktadır" olarak devam etmiştir.

"Gençlerimiz , Kütüphanede kitaplar okuyabilmekte , derslerini yapabilmekte ve çaylarını kendileri yaparak dostça ve kardeşçe burada birlikte olabilmektedirler " şeklinde Ülkü Ocağı hakkında bilgiler vermeye devam eden Başkan Sıtkı Yaz Sosyal faaliyetler ile ilgili de "Her hafta sonu halı sahada futbol oynanmakta , Piknik yapılmakta ve her şeyin eğitici ve öğretici olması için de Çanakkale yada Söğüt'e gidildiğinde , Ertuğrul gazi ve o dönemi öğrenmek için rehberler eşliğinde geziler de yapılmaktadır" şeklinde açıklamalarına devam etmiştir.

Evlilik törenlerinde , Kur'an , Bayrak ve Pusat(Kılıç) töreni yapılır. Kur'an-ı Kerim ; Allah yolundan ayrılmayın , Bayrak ; Bayrağın gölgesi üzerinizde olsun ve Pusat (Kılıç) ; Bu kutsal değerler için mücadele etmek ve gerekirse bu uğurda ölmek anlamına geldiğini ifade eden Başkan Sıtkı Yaz ayrıca "Resmi haftalarda , ülke için , vatan için şehit vermiş olan Polis ve Jandarma teşkilatlarımıza ziyarete gidip , onlara Bayrak ve Kur'an da hediye etmekteyiz" şeklinde de faaliyetleri ile bilgiler vermiştir.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Hendek İlçe Başkanlığı Teşkilat Yapısı ile ilgili olarak Başkan Sıtkı Yaz " Teşkilat mensuplarından , orta öğretim , üniversite sorumluları şeklinde Başkan yardımcıları ile Asenalar'dan (Kız öğrenciler) sorumlu ayrı bir başkan yardımcısı bulunmaktadır. Bu başkan yardımcıları tarafından , teşkilat mensuplarının ,okula devamlılıkları , ders notları takip edilmekte , olumsuz durumlarda kendileri ile görüşülmekte ve bu durumdan aileleri haberdar edilmektedir. Bunun yanında zararlı alışkanlıklar , zararlı yerler ile zararlı olabilecek kişilerle ilgili de takipler ve gerekli uyarılar da yapılmaktadır" şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

Başkan Sıtkı Yaz , Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı' nın Simgesi olan Bozkurt ile ilgili olarak da "Bozkurt işareti ,Türklerin simgesi dir " olarak belirttikten sonra Mustafa kemal Atatürk'ün "Türk Milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli yaşamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlatlarından ibarettir. Bu millet istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır" şeklinde sözü ile birlikte "Bir Bozkurt kafese kapatıldığında kendi kursağını parçalayarak kendini öldürür. Bozkurt başka hayvanlar da olduğu gibi bir esaret altında yaşamaz. Türklerde Bozkurtlar gibi hiç bir esareti kabul etmez ve esaret altında yaşamaz ve gerekirse bu uğurda ölümü bile seçerler" olarak açıklamıştır.

Bozkurt işareti ile ilgili de , İşaret parmağı ; İslamiyet , Serçe parmağı; Türklük , Başparmak , Orta parmak ve Yüzük parmağının birleşmesi Mühür , dairesel alanda Dünya'dır şeklinde açıkladıktan sonra , bu işaretin anlamını da "Türk ve İslam Mührünü Dünyaya Vurmaktır"olarak ifade etmiştir.

Başkan Sıtkı Yaz , Ülkü Ocaklarının Kadınlara Bakışı konusunda da " Ülkemizde kadınlarımız Doğu ile batı kültürü arasında bir medeniyet sıkışmasında kalmıştır . Ancak Türk medeniyetinde kadının yeri farklıdır. Türk milletinde kadınlar baş tacıdır. Evdeş olarak anılmaktadır. Oba beyleri sefere çıktıklarında obayı eşine teslim etmektedir. Yine Türk kültüründe kadınlar Sultan olmuşlardır. Kadınlara hitap şekli ise , Hanım değil , Han' ım şeklindedir. " olarak da düşüncelerini bu şekilde belirtmiştir.













35 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör